Merhaba ,Ben Filiz Yılmaz ,3 yıldır koklear implant
kullanıyorum.İşitmemi nasıl kaybettiğimi ve implant ameliyetından sonraki
süreci sizinle paylaşmak istiyorum.Çünkü sadece implant kullananlar,kullanıcı
aileleri,ve doktorlarımız yaşadıklarımızı anlayabilir.
Yazıma kendimi
tanıtarak başlayayım .1980 Merzifon doğumluyum.Babam Tokatlı annem
Erzurumlu.Babamın işi nedenile Türkiye ‘nin 13 şehrinde yaşadım.Babam kimya
mühendisi,annem ev hanım .2 kız kardeşim var.Biri matematik öğretmeni diğeri
tekstil mühendisi..Ben 19 Mayıs Üniversitesi Sınıf Öğretmenliği Bölümü
mezunuyum.2003 senesine kadar yani üniversiteden mezun olana kadar hiçbir
sağlık sorunum yoktu .Çok fazla şehir gezdiğim için çok arkadaşım vardı,sosyal
hayatım dolu dolu geçiyordu.Mezun olduktan sonra KPSS sınavına girdim Atanmam
için yüksek bir puan almam gerkiyordu çünkü mezun çok kadro sayısı azdı.O sene
sınavı kazanamadım 2004-2005 yılında da atanamadım .Sürekli ders çalışıyordum
,yemek yemiyordum ,zaten psikolojim de hiç iyi değildi.Haftalarca evden
çıkmadığımı hatırlıyorum .2005 yılındaki sınavdan 3 gün önce kulağımda
çınlamalar başladı.Rüzgar sesi,dalga sesi vs.Doktora gittiğimde stresten
kaynaklanabileceğini söyledi.Sonra çınlamalar giderek arttı.İşitme testinden
sonuç alınamıyordu,çünkü çınlamalar çok fazlaydı sesleri ayırt edemiyordum.
2006 şubat
ayında kadrolu olarak Eskişehir ‘in Günyüzü ilçesi Doğray Köyü’ne atandım.Hedefime
ulaşmıştım ancak o hedefe ulaşırken kendimde
yakıp yıktıktıklarımı sonradan farkettim.Atandığım için mutluydum ,köy
okulum 5 sınıf bir arada birleştirilmiş sınıftı ve ben tek öğretmendim.Evim
prefabrikti, hayatımda ilk defa soba yakmaya çalışıyordum.O sene çok grip oldum
hep hastaydım.Su aylarca gelmezdi,Elektriğin 2-3 gün kesildiği olurdu ,kışın
yollar kapanırdı.Köyden ilçeye araç yoktu çoğu zaman traktörle beni
bırakırlardı.Ekmek alacağım bakkal bile yoktu ,unumu komşulara götürüp bana ekmek
yapmalarını rica ederdim.Bunları anlatıyorum çünkü batı olmasına rağmen bu
şartlarda yaşayan bir sürü insan var ben yaşayarak öğrendim sizin okuyarak
haberdar olmanızı istiyorum..Doğunun ücra köylerinde yaşayan insanların,çalışan öğretmenlerin
nelerle karşılaştıklarını tahmin edebilirsiniz.Meğer üniversite bitene kadar
toz pembe bir hayat yaşamışım,hiç zorluk çekmemiştim ,çabuk uyum sağlayan
biriydim ama gerçek dünyaya uyum sağlamak pek kolay olmadı. 2006 senesinde
duyma problemim arttı ve Eskişehir de gittiğim bir doktor beni Hacettepe
Üniversitesi Prof.Dr.Levent Sennaroğlu’ na yönlendirdi.Yine Hacettep
Üniversitesi Doç. Dr.Songül Aksoy bana işitme testi yaptı.Kaybım Sol 80 Sağ 70
desibeldi .Kulak içi işitme cihazı kullanmaya başladım .2,5 sene bu cihazları kullandım fakat kayıp hızla
artıyordu.Dudak okuyarak anlaşabiliyordum.Televizyon izleyemiyordum, telefonla
konuşamıyordum.Toplantılarda konuşulanları hiç anlamıyordum,sınıfta da verimli
değildim,ben konuyu anlatıyordum ama çocukların sorularına bin bir güçlükle
anladıktan sonra cevap verebiliyordum.2008 aralık ayında kontrol olmaya
gittiğimde sağ105 sol 110 db kayıp vardı O zaman Songül Hanım ve yine Hacettepe
hastanesinden Doç Dr. Gonca Sennaroğlu bana Koklear implanttan bahsetti.O
sırada ben sürekli ağlıyordum çünkü hep aynı soruyu soruyordum “neden
ben? ”Sonra beraber Levent Bey in yanına gittik .Sonuçları gösterdiler ve
Levent Bey implanta karar verdi.Ameliyat öncesi Hacettepe üniversitesi Yard.Doç
Dr.Esra Yücel bana bir test yaptı ,ağzını
kapatarak 100 kelimeden oluşan 10 cümle söyledi ben sadece 7 kelimeyi
anlayabilmiştim.Esra Hanım bana implanttan
çok fayda göreceğimi
söyledi.Öğrencilerden uzak kalmak istemiyordum,Ameliyat için gerekli
presedürleri,yapılması gereken testleri, filmleri çok hızlı bir şekilde hallettiler
, 17 mart 2009 yılında Levent Sennaroğlu implant ameliyatımı yaptı ve nucleus
freedom takıldı. 1 ay sonra dış işlemci takıldı .İlk sesler çocuk sesi gibiydi
sanki bir çizgi filmin içindeydim etrafımdaki herkes donald duck gibi
konuşuyordu.Gonca hanım yaşayacağım süreçleri anlattı.İlk ay,soraki 3 ay,6 ay ve
1 yıl sonunda %90 ın üzerinde verim alacağımızı söyledi,zaten o kadar
profesyoneldi ki kendimi ona teslim ettim
her söylediğini uyguladım.Her kontrol iyiye gidiyordu,beni hep motive
etti daha iyi olacak diye….En hızlı aşama kaydeden hastalarından biri olduğumu
söyledi Dış işlemci takıldıktan 1 ay sonra tekrar Esra Hanım’ a gittim aynı testi tekrar yaptı 100
kelimeden oluşan 10 cümlelik testte anlama oranım %97 ydi. Onun da benim kadar
mutlu olduğunu gördüm.
Bana ilk
sorulan soru sesleri nasıl aldığımdı, özellikle küçük kullanıcıların aileleri
çok merak ediyor. İşitmesini sonradan kaybeden biri olarak şunu rahatlıkla
söyleyebilirim ki ailemin, arkadaşlarımın ses tonları kayıptan önce
hatırladığımın aynısı, implant adı üstünde yapay bir cihaz tabi ki kulağımızın
yerini tutamaz. Trafiğin , AVM lerin gürültüsü hala rahatsız ediyor .Araba kullanıyorum ve
aracımda farklı bir ses duyduğumda bunu ayırt ediyorum ve servise gittiğimde
şüphelendiğim yerde arıza olduğu ortaya çıkıyor yani implant önceki hayatımın
eksik olan yerini tamamladı diyebilirim.
Ameliyattan 6 ay
sonra Eylül ayında öğrenci azlığından köy okulum kapandı ve ilçeye tayinim
çıktı .İmplanttan önce masa başı
memurluk yapmamı teklif ettiler veya
malulen emekli olabileceğimi söylediler. Tabi ki bu durumu kesinlikle kabul
etmedim ve hakkımı sonuna kadar arayacağımı söyledim. Müdürüm kararlı olduğumu
anlayınca bana çok istediğim 1.sınıfları verdi. 20 tane canavar gibi çocuk ne
kadar korktuğumu anlatamam.Acaba yapabilecek miyim? diye…Çoğunun ön dişleri
yoktu ,bazı harfleri çıkaramıyorlardı ve ben onlara okuma yazma öğretecektim. Çok
çalıştım ,ses temelli okuma yazma öğretiyoruz ve çocuklarla beraber sesleri ben de tekrar öğrendim. Özellikle sert sessiz
harfler (f,s,ş,h,p,ç,t,k)söylemesi ve anlaması zor olan harflerdir. Sesleri
öğrettikten sonra öğretmenlik sırası onlara geldi, öğrencilerim okudu ben dinledim. Sürekli çocuklarla konuştum
,televizyonu sırtım dönük izledim, insanların içine karıştım, kaçmadım. Özellikle
koridorlar çok gürültülü oluyor. Önce program değiştirerek bu sorunu aşmaya
çalıştım şimdi pek değiştirmiyorum dikkatimi verip anlamaya çalışıyorum. Arkadaşlarım
konuşurken anlamadığım cümleleri sürekli tekrar ettirdim, utanmadım ve en
önemlisi durumu kabullendim.
Tabi değişim
için bana sihirli değnek ile dokunulmadı. Ameliyattan önce psikolojim hiç iyi
değildi, sürekli isyankardım, inancımı kaybetme noktasına gelmiştim, bu durumu
kendime konduramıyordum. Ailemin çabasıyla psikolojik destek almaya ikna
oldum.2.evim 2.ailem olan Hacettepe Üniversitesi doktorlarında psikiyatrist
Prof .Dr. Başaran Demir ‘e gittim .Ameliyat öncesi ve sonrası yaşadığım her
anı, kimseye söyleyemem dediğim her şeyi Ona anlattım ,bana çok yardımcı oldu
,tamir işine kulaktan önce ruhtan başlamak gerekiyormuş bunu fark ettim JHem
O nun hem de K.B.B bölümünde ki doktorlarımın benim yaşadıklarımı
içselleştirdiklerini ve çok çaba gösterdiklerini söyleyebilirim.
Ameliyattan 1 yıl sonraki değişime inanamıyordum.6.ayda
telefon ile konuşmaya başladım ,hayırsız davrandığım arkadaşlarımı aradım
,piyano dersleri almaya başladım. Notaların farklı ses tınıların ayırt etmek
hem bana çok geliyor hem de iyileşme sürecini hızlandırıyordu. Önce eskiden
bildiğim şarkıları sonra yeni çıkan şarkıları dinlemeye başladım. Ebru, yağlı
boya kurslarına katıldım ,yeni insanlarla tanıştım, hayata karışmaya başladım .
Bu sene il
merkezine tayinim çıktı ve ben yine 1.sınıfları aldım. Aralık ayına geldiğimde
33 çocuğumdan 30 tanesi okumaya geçmişti 3 tanesi rötar yaptı çünkü anneleri de
hiç okula gitmemişti ve çocuklarını çalıştıramıyorlardı. Okul çıkışlarında
kaldım ve o 3 kişi mart ayında okumaya geçti, şimdi anneleri de çıkışlarda
okula geliyor ,onlara okuma yazma öğretiyorum çok istekliler ve başarılılar yıl
sonunda onlarında okumaya geçeceğinden eminim.
Öğretmen
arkadaşlarım ve çocuklar saçlarımı topladığımda implantımı ve sol kulağımda ki işitme cihazını
gördüler. Çocukların bana bakışlarının olumlu yönde değiştiğini söyleyebilirim.
Hep bir ağızdan konuşma alışkanlıklarını azalttılar, çünkü anlayamadığımı tek
tek konuşmaları gerektiğini belirttim sınıfta eskisi kadar uğultu olmuyor, zaten
yaşları büyüdükçe ve kurallara alıştıkça daha az sıkıntı çekeceğimi düşünüyorum
.Öğretmenler odasında ise arkadaşlarım benimle daha dikkatli konuşuyor
zorlandığım zaman hemen söylüyorum. Yine velilerin tepkisi şaşkınlıkla beraber
olumlu yönde oldu .Hocam ne olur kendini yorma diyen bile çıktı çünkü çok
çalıştığımın farkındalar, çabalıyorum ve çalıştığınız sürece kimse sizin
engelinizi önemsemiyor, sonuca bakıyor.
Hayattan vazgeçip
kenarda oturduğunuz sürece kimse sizi görmüyor, kendi kendinize yok olup
gidiyorsunuz. Bu hastalık beni büyüttü ve çok şey öğretti. Nefes almanın
mutluluğu, şükretmek, sabretmek ve bir sürü anahtar kelime….
Ben şanslıydım her
türlü nazıma ,isyanıma, çığlıklarıma karşı duvar gibi sağlam duran ailem
,arkadaşlarım vardı. Kendimle beraber onları da çok yıprattım, beni hiç
bırakmadılar .Karşılığında benim pes etmem söz konusu olamazdı.
Şu an hayatımda
her şey yolunda. Geriye dönmüyorum çünkü değiştiremeyeceğim şeyleri
kabullenmeyi öğrendim. Yalnız yaşıyorum, geleceğe dair endişelerim tabi ki var
ama onlarla baş edecek tarafımı beslemeyi tercih ediyorum. Her şey insanlar
için sevinmekte üzülmekte .Siz terazinin hangi kefesini doldurursanız o taraf
ağır basar. Artık hayatımın tadına daha
çok vararak, bana emanet olan bedenime daha iyi bakarak yaşıyorum …
Son olarak Hacettepe hastanesine ,doktorlarım Prof.Dr.Levent
Sennaroğlu,Doç Dr.Gonca Sennaroğlu,Doç Dr.Songül Aksoy,Yard.Doç.Dr Esra Yücel
ve Prof.Dr.Başaran Demir’ e sonsuz teşekkürler .Çok büyük işler yapıyorsunuz, yolunuz
açık olsun
Kullanıcılar ve kullanıcı aileleri ile merak ettikleri her şeyi
paylaşabilirim mail adresim filzyilmz@hotmail.com
Herkese sağlıklı, güzel günler dilerim.